SGK ile Özel Röportaj : "Türkiye Ortalamasının Üzerindeyiz!"

Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürü Hacı Ali Hasgül, kayıt dışı, teşvikler gibi konularda gazetemize özel açıklamalarda bulundu.

11:40:33 | 2019-06-11

Hasgül, Sosyal Güvenlik sisteminin önündeki en büyük engellerden biri olan kayıt dışı istihdamın önlenmesi noktasında çok önemli bir mesafe kat ettiklerini belirtti. 2006 yılında yüzde 50’lerde olan oranın yüzde 33’lere gerilediğini söyledi.  Mücadelede Kayseri’nin Türkiye ortalamasının üzerinde başarı sağladığına dikkat çekti.

………………………………………………

SGK İl Müdürü Hacı Ali Hasgül, milyonlarca çalışanı ve işvereni yakından ilgilendiren gündeme ilişkin konularda net bilgiler verdi.

İşte o röportaj.

Soru: Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Hasgül:Elbette. Kayseri’de dünyaya geldim. İlk ve orta ve yüksek öğrenimimi Kayseri’de yaptım. Lisans eğitimi sonrası Okan Üniversitesinde “master” programımı tamamladım. Sosyal Güvenlik Kurumunda 2001 yılında Sosyal Güvenlik Denetmeni olarak göreve başladım. Bu görevi sürdürürken Sosyal Güvenlik Reformu ile hayatımıza giren Sosyal Güvenlik Merkezlerinde kurucu Müdür ve Müdür olarak görev yaptım. 01 Ağustos 2016’da atandığım Kayseri Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü halen görevimi layıkıyla yapmaya çalışıyorum.

Soru: Ekonomik dalgalanmaların sosyal güvenlik sistemine bir etkisi oldu mu?

Hasgül:Genel bir değerlendirme yapmak için konuyu sosyal, tarihsel ve diğer yönleriyle derinlemesine incelemek gerekiyor. Tarihin ilk çağlarından beri meydanlarda yapılan savaşlar artık yerini şekil değiştirerek ekonomik savaşlara bıraktı. Bugün Çin ile Amerika’nın Global şirketleri üzerinden yaptığı savaş bunun en güzel kanıtıdır. Ülkeler Terör örgütlerini maşa olarak kullanıp silahlı boyutu bu düzeyde kendisi direkt müdahil olmaktan kaçınarak bu şekilde savaşları yapmaktadır.  Hem kendisi risk almamakta hem de ürettiği terörle mücadele eden ülkeyi ekonomik yük altına sokarak, bu ülkeleri ciddi maliyetlere katlanmak zorunda bırakmaktadır. Ülkemizin uğraştığı terör belası olmasaydı şu anda ekonomik olarak örnek gösterilen İskandinav ülkelerinin çok daha ötesinde bir refaha sahip olacağı bir gerçektir. 15 Temmuz ile yapılamayan ekonomik olarak yapılmak istenmekte. Ancak bu konuda da başarıya ulaşamayacaklarına olan inancımız sonsuzdur.Biz biliyoruz ki 15 Temmuz’da kullandıkları silahlardan daha etkili silah olarak düşündükleri döviz kurlarını üzerimize doğrulttular. Kurlardaki kısa süreli bu denli büyük hareketlerin spekülatif olduğunu, bir yerlerden düğmeye basılmak suretiyle bu güruhun harekete geçtiğini ve tek amaçlarının tarih boyunca diz çökmeyen bu millete diz çöktürmek olduğu biliyoruz. Ancak bu zavallılar şunu bilmiyor ki bu Millet ekmeksiz, susuz yaşar ama devletsiz ve hürriyetsiz asla yaşamaz. Tarihe baktığınız zaman bunu çok net bir şekilde görebilirsiniz. Bugün yaşadığımız kur üzerinden yapılan spekülasyonlar ekonominin temel mantığı ile olağan bir durum olmadığını görebiliyoruz. Her ne kadar ekonomimiz de yapısal sorunlar olsa da bu tarz saldırılara karşı da rüzgar önünde bir yaprak değildir. Çok sağlam temelleri var ekonomimizin.  Ben bu yaşadıklarımızı uçak yolculuğunda olağan karşılaşılan türbülanslara benzetiyorum. Bunu da çok kısa süre içinde atlatacağız. Zaten büyük oranda atlattık. Böyle bir saldırı bekleniyordu. Tankla topla yapılamayan ekonomi ile yapılmak istendi. Net bir şey var ortada; oda asla başaramayacaklar. İşverenimizle, işçimizle dimdik ayaktayız.Bu krizin sosyal güvenlik sistemine yansımalarına bakacak olursak verilerde dramatik diyebileceğimiz bir dalgalanma yok. Kurum olarak sistemsel acil önlem almayı gerektirecek bir hareketliliğin olmadığını; yine bizim sistem üzerinden aldığımız verilerle yaptığımız değerlendirmelerde oluşturulmak istenen kriz havasının çok şükür olmadığını görüyoruz. Bunu bize veriler söylüyor.

Soru:‘Kayıt Dışı İstihdam’la ilgili neler söylersiniz?

Hasgül:Kayıt dışı istihdam maalesef maddi ve manevi olarak bizleri derinden etkileyen bir olgudur. Özellikle 2006 yılında başlayan sistematik mücadele sonucu çok ciddi mesafeler kat ettik. 2006 yılında %50’lerde olan kayıt dışı istihdam oranı şu anda %33’lere kadar geriledi. Kamu otoritesi olarak tüm kamu kurum ve kuruluşlarının koordinasyonu ve bilgi paylaşımı sonucu bu başarı elde edildi.  Sosyal Güvenlik sisteminin önündeki en büyük engellerden biri olan kayıt dışı istihdam bu etkin mücadele sonucu yapısal kayıtdışı oranına kadar geriledi diyebiliriz. Ancak bu rakam da maalesef çok büyük bir rakam. Bugüne kadarki yapılan mücadele oldukça etkin bir denetim ve koordinasyonla sağlandı. Sadece denetim ve polisiye tedbirlerle bu rakamı geriye götüremeyiz. Burada sosyal bilinç devreye girmeli. Bu konuda biz umutluyuz. Sosyal Güvenlik Kurumunun  denetim mekanizması  içinde  görev almış biri olarak  daha önce yaptığımız denetimlerde kayıt dışı çalışan sigortalıları tespit ederken şimdi sahte bildirilen sigortalıların tespitini yapar duruma geldik. Bu bize vatandaşlarımızın Sosyal Güvenlik bilincinin bir noktaya geldiğini gösteriyor. Ben buradan vatandaşlarımıza fiili olmayan çalışma şeklini yani kendini sigortalı gösterme yolunu tutmamalarını öneriyorum. Bu konuda kamuoyunu zaman zaman bilgilendirme yapıyoruz. Bununla ilgili Türk Ceza Kanununda tanımlı müeyyideler var. Vatandaşlarımız bu yola tevessül etmemeli. Bunun yerine “isteğe bağlı sigorta” uygulaması bulunuyor. Bu sigortanın şartları oldukça kolay. Bu yüzden vatandaşlarımız sahte sigorta yerine isteğe bağlı sigorta yaptırmayı gündemlerine almalılar diye düşünüyorum. Kayıt dışı istihdamla mücadelede Kayseri olarak Türkiye ortalamasının üzerinde başarı sağladığımızı rahatlıkla söyleyebilirim. Bu bizim sadece Denetim faaliyetlerimiz sonucu elde ettiğimiz bir başarı değil. Burada Kayserili işverenlerimizin konuya sorumlu yaklaşımı bize bu başarıyı getiriyor.

 

Soru: İş dünyasına yönelik çeşitli istihdam teşvikleri var mı?

Hasgül:Teşviklere neden ihtiyaç duyuldu, teşviklerin çıkarılma amacı nelerdir? Sigortalı çalıştıran özel sektör işyeri işverenlerine kayıtlı sigortalı istihdamının arttırılması, kadınlar, gençler ve engelliler gibi dezavantajlı grupların istihdamının arttırılması, bölgesel, büyük ölçekli yatırımlar ile stratejik yatırımların özendirilmesi, bölgesel gelişmişlik farklılıklarının azaltılmasını teminden 5510 sayılı Kanunda yedi, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununda beş, 4857 sayılı İş Kanununda bir, 5746 Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkındaki Kanununda bir, 5225 sayılı Kültür Yatırımları ve Girişimlerini Teşvik Kanununda bir, 2828 sayılı Sosyal Hizmetlerden faydalanan çocukların teşviki ile 3294 sayılı kanunun ek 5’ inci maddesi gereği Sosyal Yardım alanların istihdamı halinde uygulanan teşvik olmak üzere toplamda onsekiz farklı sigorta primi teşvik, destek ve indirimi uygulanmaktadır. İstihdam teşviklerinin tarihçesine kısaca bakacak olursak aslında teşvikleri daha iyi anlama imkanına kavuşmuş oluruz. Kayıt Dışı İstihdamla Mücadele Projesi kapsamında bir fikir olarak ortaya çıkan Sosyal Güvenlik Sistemimiz içerisinde uzun vadeli sigorta kolları olarak bilinen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları priminin işveren hissesinden beş puanlık indirim teşviki ile ilgili yasa hükmü,  2008 yılında yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda yer alarak çalışma hayatında istihdam teşviki ile ilk kez tanışmış olduk. Sık sık yapılan prim borçlarının yeniden yapılandırılması kanunları düzenli prim ödeyen işverenlerimizi ve Bağ-Kur sigortalılarımızı kendilerinin cezalandırıldığı hissine kapılmasına yol açtı. Bu yapılandırmaların artmasıyla sosyal güvenlik sisteminin prim tahsilat performansında ciddi bir düşüş meydana geldi. O zamanki adıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız ile Maliye Bakanlığı ortak çalışma yaparak fikir olarak ortaya çıkan prim indirim teşvikini sosyal güvenlik sistemimize entegre edecek kanuni düzenlemeye olanak sağlamıştır. Sadece 5 puanlık indirim olarak ortaya çıkan teşvik uygulamasının sayısı bugün onsekize ulaşmıştır.Bu teşviklerin uygulamasındansonra diğer tedbirlerde dikkate alınarak şunu söyleyebilirim ki kayıt dışı istihdam oranı 2019 yılında geldiğinde KADİM Projesinin hayata geçtiği 2006 yılına göre oldukça ciddi bir düşüşle % 30’lara kadar gerilemiştir.Teşvik konularına dönecek olursak:bir işveren olarak fayda maliyet hesabına bakan bir işveren prim teşviklerinin sizi kayıt dışı istihdamdan men etmek için gerekli desteği sağladığını görecektir. Bugün oldukça cazip teşvikler var. Prim ödemesinin tamamını Devletimizin karşıladığı teşvikler var.

 

Soru: Bu teşvikleri biraz açabilir misiniz? Şartları neler?

Hasgül: Öncelikle tüm teşviklerin ortak koşullarından birisi işverenlerimizin Aylık prim ve  hizmet belgesini süresinde vermesi, prim borçlarını düzenli ödemesidir.Burada bir parantez açmak istiyorum. İşverenimizin borcu olsa dahi eğer bunu prim yapılandırma kanunları kapsamında veya icra kanalıyla yapılandırmışsa ve bu yapılandırdığı borçların taksitlerini ve cari primlerini düzenli ödüyorsa yine teşviklerden faydalanma imkanına kavuşabilecektir. Diğer ortak diyebileceğimiz koşullardan birisi de kayıt dışı istihdam yoluna başvurmama ve çalışanların çalışmasının fiili olması gerekliliği. Açacak olursam işverenimiz kayıt dışı istihdam yoluna başvurmayacak ve sahte sigortalılık da dediğimiz çalışmadığı halde kişileri çalışıyor gibi göstermeyecektir. Genel anlamda ortak kurallar bunlar. Ayrıca her teşvikin kendi içinde özel kuralları olabiliyor ama bu kurallarda teşvikin konusuna göre basit diyebileceğimiz kurallardır. Kültür yatırımları ve girişimlerini teşvik kanununa tabi bir teşvikse özel şartları Kültür ve Turizm Bakanlığından yatırım ve girişim belgesi olması gibi özel şartları bulunuyor. Tabi teşvikler sadece işverenler için getirilmedi. Bağkurlu diye de tabir ettiğimiz 4/b sigortalılarımız içinde primlerini düzenli ödeme veya prim borçlarını yapılandırma ve taksit ile cari primlerini düzenli yatırma koşuluyla 5 puan prim indirimi uygulanmaktadır. 4/b sigortalılarımız için bir diğer teşvik ise “Genç Girişimci Desteği” dir. Bu teşvike göre 01.06.2018 tarihinden itibaren ilk defa işyeri açan 18-29 yaş arasındaki sigortalılarımızın 1 yıllık 4/b (Bağ-Kur) primleri Hazine ve Maliye Bakanlığınca karşılanmaktadır. Teşvikler için karar verilirken ekonomik getiri ve götürü hesaplanarak amaca hizmet edecek teşvikler hayata geçirilmektedir. Teşviklerle ilgili son olarak şunu söylemek istiyorum. 18 teşvik ve değişik şartlar bulunmakta. Bu kadar çeşitli teşvikten hangi sigortalı için hangi şartlarda faydalanacağına dair işverenlerimizin aklına sorular gelmekte. Bununla ilgili Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığımız çok güzel program çalışması yaptı. Potansiyel teşvik sorgulama sistemi adlı bu programla işverenlerimiz dışarıdan herhangi bir danışmanlık -ki bu danışmanlık ciddi rakamları bulmakta- almadan teşvik sorgulamasını yapabilecektir.

 

Röportaj: Ramazan KARAKUŞ




ETİKET :  

Tümü