KAYSERİ, ‘DİZİ’ POTANSİYELİNİ NE ZAMAN KEŞFEDECEK?

14:20:03 | 2019-07-08
Samed Aydın Sun
Samed Aydın Sun      sametsun@yandex.com

‘Dizi ihracatı’ başlıklı geçtiğimiz haftalarda bir yazı kaleme almıştım.

Söz konusu dizi ve film sektörü olunca, yıllardır hep şehrimizin bu sektörden neden yeterli payı alamadığını sorgularım..

Yanı başımızda bulunan Kapadokya’da, bugüne kadar yüzlerce dizi ve sinema filmi çekilmişken, biz oraya gelen turistleri şehrimize çekmeye çalışırken, dizi ya da film şirketlerini Kayseri’ye davet etsek acaba nasıl olur?

Benim fikrimi soracak olursanız çok da güzel olur. Neden mi?

‘Dizi ihracatı’ başlıklı yazımda paylaşmıştım. Artık ülkemizdeki diziler adeta kabuğuna sığmıyor ve yurt dışında milyonlara ulaşıyor. Dolaylı yoldan bir çok sektörün canlanmasını sağlıyor. Örneğin, özellikle Orta Doğu’da bir Türk dizisini izleyen kişi, dizide oynayan oyuncunun kıyafetinden, yediği yemeğe, içtiği çaya kadar her şeyine dikkat ediyor. Oyunculardan etkilenerek, onlar gibi yaşamayı, onlar gibi giyinmeyi istiyor.

Türk hazır giyim sektörünün son 10 yılda çok ciddi anlamda büyümesi ve bugün ülkemizin önde gelen hazır giyim firmalarının başta Orta Doğu ve Rusya olmak üzere çok sayıda ülkede mağazalar açtığı görülüyor. Tabi bu durumu tek başına Türk dizilerine bağlamak olmaz ama ben bu payda dizi sektörünün önemli bir etkisi olduğunu düşünenlerdenim.

En son  yazdığım köşe yazımı okuyup, yorum yapanlardan bazıları Suudi Arabistan’a Umre için gittiklerinde dönemin en popüler dizisi Kurtlar Vadisi’nin, Araplar arasında bilinirliğine dikkat çekerek, cep telefonlarında Polat Alemdar karakteri ile bir çok hayran kitlesine ulaşan Necati Şaşmaz’ın, fotoğraflarının olduğunu anlattılar. Bu ve benzeri örnek belki sizlerde de vardır.. Ya da Duabie’ye giden birisi orada Kıvanç Tatlıtuğ ve Tuba Büyüküstün’e olan hayranlığa yakından şahit olmuştur.

Gelelim asıl konumuza… Yeşilçam’da ve Türk sinemasında bir çok ‘Kayseri’ repliği bırakın şehrimizi, ülkedeki hemen hemen herkesin aklındadır.  Bunlar arasında Kayseri’de çekilen filmler olduğu da biliniyor. 1960’larda dahi dönemin ünlü yönetmenleri Kayseri’ye gelip film çekmişler.

Haa bir de,  Germirli dünyaca ünlü yönetmen Elia Kazan’ın da Kayserili olduğunu söylemekte fayda var.

Tüm bunları neden mi söylüyorum. Bizim Kayseri olarak her alanda olduğu gibi dizi ihracatı gibi son yılların yükselişe giren bir sektöründe de pastadan pay almamız gerektiğine inanıyorum. Bilmiyorum, dizi ve film şirketleri şehre davet edilip, buralarda plato kurmaları teklif edildi mi?

Şu an yapılan turizm ve reklam kampanyalarına nazaran bütçe olarak daha mı pahalı bunları açıkçası bilmiyorum.

Tamamını Kayseri’de çekmeseler bile reyting rekorları kıran dizilerin en azından birkaç bölümünde oyuncuların Kayseri’ye gelmesi bile müthiş bir reklam olur diye düşünüyorum… Örneğin, Yeşilçam’da Uludağ’a kayağa giden bir çok sahne var. (Uludağ hala Türk dizilerinde gözde bir kayak merkezi olarak zaman zaman bazı dizilerde karşımıza çıkıyor)En azından biz de Kayseri olarak bir dizinin senaryo gereği Erciyes’e kayak yapmaya gelmesini sağlayabiliriz. İlla, İstanbul’dan gelmesine de gerek yok.

Yanı başımızda duran Kapadokya’da bir çok dizi çekiliyor demiştim. Oradan bir bölümlük  dahiolsa Erciyes’e getirebilirsek kente önemli katkı sağlayacağı kanısındayım. Ya da,  Kayseri’ye alışverişe, Kapalı Çarşı’ya ya da kentte bulunan başka bir noktaya gelişi, burada bir restoranda mantı, pastırma gibi  şehrimize özgü yiyecekleri tüketmesi hem doğrudan hem de dolaylı yoldan çok büyük katkılar sağlar düşüncesindeyim.

Şehrimizde dizi platoları için öyle güzel mekanlar var ki, yeter ki gücümüzün ve potansiyelimizin farkına varalım….

 




ETİKET :  

Tümü