Eğitim–Öğretim dili anayasanın 42. maddesine uygun olarak sadece Türkçe olmalıdır

13:21:35 | 2019-09-25
Osman İkinci
Osman İkinci      osman.2@mynet.com

Eğitim dili farklılaştırıldığında, bu ülkenin insanları bir müddet sonra birbirini anlamaz hale gelecek; birlikte yaşama iradesi sona erecek, milli devlet ve üniter devlet bilinci ortadan kalkacaktır. Onun için eğitim dili tek dil olmalıdır. Bu kural bütün dünyada tavizsiz tek resmi dille yürütülmektedir. Eğitim dili anayasamızın 42. Maddesinde; “Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez” demektedir. Diğer taraftan Kopenhag kriterleri, “Üniter devletlerde eğitim dili tektir” demektedir.  Devletler resmi dilleri tektir asla taviz veremezler, ancak yerel dilleri kültürel zenginlik görür bazı ölçüler çerçevesinde, ülkenin geleceğini düşünerek ve gerekli tedbirleri alarak seçimlik dersler olarak ya da kurslarla öğrenmelerine engel çıkarmazlar. Okullarımızda yabancı dil olarak; İngilizce, Almanca, Rusça, Çince veya Fransızca eğitim ve öğretimi yapılmaktadır. Resmi dili Türkçe olan ülkemizde yabancı dillerin okutulmasında bir sakınca yoktur. Ancak bugüne kadar olan olaylar, yaşanılan gerçekler, ortaya çıkan belgeler  göstermektedir ki, Türkiye’de Türkçenin haricinde ;eğitim-öğretim dilinin her hangi bir yabancı dil ile yapılması zararlı,verimsiz olmuş başarıyı hiç artırmamıştır.Hala bazı üniversiteler eğitim dillerini yabancı bir dil ile yapmayı bir hüner sanmaktadırlar,bunları kınıyor ve çok zavallı görüyorum.Hele heleKürtçe eğitimin hayata geçirilmesi art niyetlidir, bölücülüğe ve ayrılıkçılığa zemin hazırlamaktır. Orta  ve uzun vadede birlikte yaşama iradesinin yok edilmesine yöneliktir. Buna hiç kimse razı olamaz izin veremez ve görmemezlikten gelemez. Bunun benzeri dünya üzerinde hiçbir ülkede yoktur, olamazda. Dışarıdan bize baskı yapan, bunların birer demokratik hak olduğunu iddia edenler önce dönüp kendi ülkelerine ve kendi kanunlarına bakmalıdırlar. Şu anda ülkemizde,milliyerçi ve muhafazakar olduklarını iddia eden;hükümet ve ortaklarının olduğu sürecinde,iş yeri adlarının,her türlü reklamların kıyafetler üzerine yabancı dilde yazıların yazılmasını asla hoş karşılamıyor ve aziz milletimize bunlara göz yumanları şikayet ediyorum.

 Artık anaların  ağlamaması için tam bağımsız  ülke olmak zorundayız..!!

     İnsanların ölmemesi, anaların ağlamaması ve terörün bitmesi elbette hepimizin canı gönülden istediği gerçektir. Ancak bugüne kadar o teröristlerin, o ayrılıkçıların ve bölücülerin taleplerini kabul etmediğimiz için binlerce şehit verdik. Eğer şehitler verilmesin diye bu talepler kabul ediliyorsa; o zaman neden bu millet Çanakkale savaşında 253.000 şehit verdi? Neden Kurtuluş savaşında 200.000 şehit verdi? Neden Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgemizde 40.000 vatan evladı şehit verildi? Şu asla unutulmamalıdır ki Türkiye’nin bölünmesi ne bölenlere ne de bölünmeye göz yumanlara bir fayda getirmeyecektir. Her iki tarafta lokma olup kolay yutulacaktır. Bunu dün batılılar çok istediler ama başaramadılar bugün ise içerimizden çıkardıkları maşalarla başaracaklarını sanıyorlarsa hesaplarını iyi yapsınlar ,Türkiye kolay yutulacak bir lokma değildir kendileri ve dişleri param parça olur. Buna çanak tutanlar ve destek verenler özellikle dışarıdan Amerika, Rusya, İngiltere, İsrail ve AB ülkeleri bunu asla başaramayacaklardır. İçeriden buna çanak tutanlar ve maşa olanlar  iflah  olamazlar,nokta.

           




ETİKET :  

Tümü