Bir antrenörün anlattıkları..!

11:48:36 | 2019-06-01
 Canan Bayram
Canan Bayram      canan.bayram@kayseristarhaber.com.tr

Mesleğime duygusallığı hiç karıştırmadım. 
Meslek ilkelerine bağlı, tarafsız ve objektif bir anlayışla doğru bildiğim yolda ilerledim. 
Eleştiriye açık bir toplum olmadığımız için zaman zaman taraflarla gerildiğimiz, zaman zaman da bilgi kirliliği ve tıkanıklığından teyide muhtaç ama yoruma açık paylaşımlarımız olmuştur. Geçtiğimiz hafta bu sütunlarda Mersin’de Kayserili voleybolcuların sosyal medya kanalıyla farklı şekilde lanse edildiğini ve mağduriyetin tam anlamıyla gerçeği yansıtmadığını detaylandırmıştık. 
Kayseri’nin, şehri Türkiye Finallerinde temsil eden bir gençlik kulübüne sahip çıkmadığı ve bu doğrultuda takım antrenörünün de mecburiyetten ve imkansızlıklardan dolayı sporculara iftar çadırlarından yemek yedirdiğini aktarmasına rağmen bu davranışın Kayseri’ye mal edilmemesi gerektiğine dikkat çekip bunun doğru bir hamle olmadığının altını çizmiştim. 
Sosyal Medya’da ismi geçen antrenörün kulübünün harcırah haricinde ASKF ve Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğünden maddi destek aldıklarını ifade etmiştim. 
Özellikle Futbolda bazı kulüplerin ise bu işin cılkını çıkarttıklarını, top yekün sistemin başlı başına yanlış olduğuna atıfta bulunmuştum. 
Gece yarısıyla birlikte ardı ardına gelen mesajlara kimi zaman, yazarak kimi zaman telefonla yanıt verdim. 
Olmadı sahura yakın saatlerde antrenör arkadaşımızla buluşmaya ve yüz yüze konuşmaya karar verdik.  
Yine olmadı yazışmayı ve konuşmayı noktalayıp sabaha randevulaştık. Sabah bir araya geldik, gece 01.30’da bana mail atan öğrenci velisi (ismi bende saklı) ile Kayseri Voleybolunun mihenk taşlarından bir hocamızla gazetemizde uzun bir görüşme yaptık. 
Yazılanları kabul etmediğini, bilgilerin eksik değil doğru olmadığını söyledi hocamız. 
Geceden beri yorgun yada uykusuzluktan ziyade fazlasıyla üzgün olduğu her halinden belliydi. 
6 yıllık süreci anlattı bana. Yazılacakları da yazılmayacakları da anlattı. 
Şaştım kaldım..! 
Kendisine aynen şu soruyu yönelttim;
“ Normal bir insan 6 yıl boyunca bu kadar eziyeti niye çeker?
Bir öğretmen maaşıyla bu eziyete niçin katlandınız?

Siz delimisiniz..? 
“Evet” dedi…
“ Deliyim ama ben mesleğine aşık bir deliyim..!”
“Aynı zamanda, akıllı ve zeki bir insanım, aklım yetiyor ama gücüm yetmiyor”dedi. 
Devam ettik konuşmamıza... 
Yine sordum;
“Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğünden ve ASKF’den maddi destek aldınız mı?
Hayır dedi.
Telefonda önce ASKF Başkanı Musa Soykarcı’yı sonra Murat Eskici’yi aradım konuşmamızı müsaade alarak dışarı verdim.
Eskici, iki kulübede imkanları zorlayarak maddi destek verdiğini söyledi. Musa Soykarcı ise Kocasiran Belediyesi tarafından aktarılan nakdi yardımdan belli bir miktarın  kulüp Başkanına tarih vererek makbuz karşılığında ödendiğini söyledi.
Telefon görüşmesinin ardından hocamız yapılan yardımlardan haberinin olmadığını söyledi. 
Doğru söylüyordu yardım yapılmış ancak hocamızın çalıştırdığı kategorilere ne öncesinde ne de finallere gidilirken tek kuruş yansıtılmamıştı.
Zaten ikimizi ortak noktada birleştiren detayda burada gizliydi. 
Ben yardım yapıldığını söylüyorum, hocamız tersini iddia ediyordu.
Aslında Kayseri şehrinden önce, final grubunda temsil ettiği kulüp destek vermemişti hıcamıza ve o çocuklara. 
Son bölümde o kulübün yetkilisiyle yaptığım görüşmeyi de aktaracağım. Ama öncesinde hocamızın anlattıkları, yönelttiğim sorulara verdiği yanıtlar yürek yakıyordu. 
6 yıllık süreçte ekonomik krizi kendi ifadesiyle kimseden destek almadan yaptığını söyledi. 
Kredi kartı, banka matik vs. Bunları haydi çözdü diyelim, bu adam bu şartlarda Kayseri voleyboluna  ciddi anlamda katkı sağlamış.

Milli takımlara sporcular yetiştirmiş. 


Öğrenci velilerini, aynı branşta farklı antrenörleri, meslekte rakip oldukları arkadaşlarını dinledim hepsinin altını çizdiği hocanın fedakarlığı, hocanın inatçılığı, özveni, bilgisi, yıllardır sesini duyuramamasına rağmen kaderine razı olup, şehri zor şartlarda üst seviyede temsil etmesiydi.
Yine tanık olduğum bir başka detay ise gruplarda, finallerde bu şehri başarıyla temsil eden o çocukların hocalarına olan inançları, saygıları, bağlılıkları ve kendilerini bırakma endişesi taşımalarıydı. 
Velilerin çocukları için en güvenli liman olarak gördükleri, gözlerinin hiç bir zaman arkada kalmadığını söylemeleri bir başka altı çizilesi detaydı..
Ayrıca yine veliler hocalarına teklif etmelerine rağmen hiç bir zaman maddi katkı kabul etmediğini aksine öğrenci velilerinden maddi bir talebinin hiçbir zaman olmadığını belirttiler.
İl Müdürlüğü ve ASKF’nin tepesindeki isimlerin maddi destek verdiklerini söylediği kulübün yetkilisi ile yaptığım görüşmeye gelince...
Doğruladı ancak neden final grubunda mağdur olan takıma katkı sağlamadıklarını da kendi penceresinden izah etti.
Kulüp bünyesinde sadece voleybol branşının olmadığını söyleyen yetkili, Kayseri’nin en çok lisanslı sporcusuna sahip kulüplerinden birisi olduklarını ve çarkı çevirmenin zor olduğunu ifade etti. Bu şartlarda da kulübe yapılan maddi yardımlarında dağıtımının kendi insiyatiflerinde olduğunu söyledi.
Şimdi gelelim sonuç bölümüne...
Evet ortada bir mağduriyet var, mağdur olan çocuklar, ve onlar için 6 yıldır koşturan, kapı kapı dolaşıp derdine derman arayan  ancak çaresizlik içerisinde kaderine razı olup yıpranan ve yıpratılan bir antrenör...
Daha önce belirttim; yanlış olan bir sistem var. Federasyonun verdiği harcırahtan, şehirdeki ve ülkedeki spora bakıştan, umursamaz ve ilgisiz duruştan maalesef hepimiz rahatsızız.
6 yıldır taşın altına gövdesini koyan, hatta tartıştığı, hatta kavga ettiği antrenörün dahi “ bu adam emekçi, bu adam bu şehir için bir kazanç, bu adam yalnız adam sahip çıkılması gerekir” dediği bir  antrenörün bende bıraktığı izi anlatamam. 
Başta dedim duygularımla hareket etmedim, etmem de.
Ama o beni, ben onu can kulağıyla dinledikten sonra ortak noktada buluştuk.
Dinleyip de buradan paylaşamayacağım öyle hüzünler varki… 

Anlatamam.

Anlatmam ve aktarmam gereken gerçek ise bu hocaya ve bu çocuklara hepimizin sahip çıkmasıdır.




ETİKET :  

Tümü