AKILLI ŞEHİR

15:14:40 | 2019-09-24
Samed Aydın Sun
Samed Aydın Sun      sametsun@yandex.com

Evrensel bir tanımı olmasa da, uzmanlar “Akıllı şehir“, kavramını, ‘varlıkları ve kaynakları verimli bir şekilde yönetmek için kullanılan bilgileri sağlamak amacıyla çeşitli türde elektronik veri toplama sensörleri kullanan bir kentsel alan’ olarak nitelendiriyor.

Endüstri 4.0’la başlayan dijital devrim, akıllı ürünleri hayatımızın vazgeçilmezleri haline getirdi. Akıllı telefonlar, bilgisayarlar, evler, giyilebilen ürünler derken şimdi de akıllı şehiruygulamaları yapılmaya başladı. Akıllı şehir bileşenleri olarak kentin altyapısı, ulaşımı ve atık yönetimleri gibi temel özellikleri bilişim teknolojisi sayesinde birleşip birbirleri ile bağlantılı hale dönüşüyor. Bu sayede trafik gibi sorunların çözümünde de hızlı ilerlemeler yaşanmaya başladı. 

Şehrimiz de, akıllı şehir olmak için bir dizi yatırımlar yapmaya başladı.

Akıllı şehirlerde olmazsa olmaz konulardan biri, ulaşım..

Şehrimizde gerek tramvaylarda gerekse otobüs duraklarında test aşamasında olan bilgilendirme kiosklarında bazı sorunların olduğu aşikar.  Kimi çalışmıyor, çalışanlar ise,  zamanda sapmalar meydana getirebiliyor…

Aslında ben ulaşım konusunu hiç gündeme almayacaktım. Madem, konumuz akıllı şehir bu konuya da değinelim dedim..

Yıllardır, dünyada yenilebilir enerji kaynaklarındaki gelişmeleri yakında takip ediyorum. Dünya ve ülkemizin bu konuda nerede olduğunu irdeliyor, onlar yapıyor da biz neden  bunları yapamıyoruz dediğim konularda zaman zaman kafa yoruyorum..

Akıllı şehir kriterlerinde olmazsa olmaz konulardan biri de enerji verimliliğidir…

Çevreyi sürekli gözlemlemeyi seven birisi olarak şunu ifade etmek istiyorum ki. Maalesef şehrimizde ki bir çok alt ve üst geçitte boşa çalışan yürüyen merdivenler, sabaha kadar boşu boşuna yanan halı saha lambaları, kimsenin olmadığı sokakları gün ağarıncaya kadar aydınlatan lambalar var.

Tüm bunlar, çok güzel nimetler… Her mahallede bulunan modern halı sahalar, en ücra köşeyi dahi aydınlatan sokak lambaları, alt ve üst geçitlerde ki yürüyen merdivenler… Tüm bunların hepsi, iyi ki var… Bunların varlığı değil benim derdim….

Burada asıl tartışılması gereken konu, yükte hafif gibi görünen ama pahada ağır olan enerji dengesi..

Yürüyen merdivenlere sensör koysak, adımımızı attığımız anda hareket etse olmaz mı?

Peki ya, halı sahalar kendi elektriğini üretse, orada top koşturan gençlerin kinetik enerjisine  elektrik enerjisine dönüştürse olmaz mı?

Belki mevcut yapılan yatırımlardan pahalı olacak ama birkaç yıla kendini amorti edecek bir yatırım olacak… Eskilerin deyimi ile evladiyelik olacak…

Bence çok da güzel olacak…

Dünyada örnekleri yok mu…

Var…

Nerede mi?

Sokaklarda futbol oynayan ardından Avrupa’nın köklü kulüplerinin scoutları tarafından mahalle aralarında keşfedilen çocukların yaşadığı namı diğer futbolcu fabrikası olan Brezilya’da bunun bir örneği var…

Kendi elektriğini üreten halı saha… Üzerinde koşan çocukların kinetik enerjisini, elektriğe çeviriyor…

Yürüyen merdivenlerde ki hareket sensörü mü? O da  dünyanın pek çok ülkesinde var. Uzağa gitme diyenlerinizi duyar gibiyim….

Evet, ülkemizde de bir çok şehirde yürüyen merdivenlerde hareket sensörü var..

Fransa’da yaya ve otomobiller tarafından ortak olarak kullanılabilen bir yol var…

Evet o yolda kinetik enerjiyi elektriğe dönüştürüyor…

Fransa’da ki örneğin bir benzeri Hollanda’nın Oss şehrinde de mevcut. Otoyola çizilen özel çizgiler güneş enerjisini depolayıp gece yolun aydınlanmasını sağlıyor. Akıllı şehir projeleri için ideal olan bu teknoloji enerji tasarrufu yanında trafik kazalarını azaltmada da etkili. 

Hollanda’da yaşayan arkadaşlarımdan duyduğum ardından da araştırıp teyit ettiğim bir diğer konu da. Groningen şehrinde karşıma çıkıyor. Bu şehirde de tamamen dolu olduğunda sinyal veren çöp konteynırları geliştirildi. Bu sayede belediye sadece dolan, çöp kutularını boşatarak iş gücü ve maliyetten tasarruf ediyor.  Araştırmamı derinleştirdiğim de bu sistemin farklı ülke ve şehirlerde de uygulandığını öğrendim.

Yalnızca yürüdüğün yeri aydınlatan sensörlü aydınlatma lambaları da yine bir çok şehir de var.. Bir ara Kayseri’de test edileceğini duymuştum. Şu an ne durumdadır bilemiyorum…

Örneğin, San Francisco’daki akıllı sokak lambaları sayesinde harcanan elektriğin süre ve miktarı kontrol altına alınabiliyor. Bu sayede şehirde enerji tasarrufunda yüzde 130’dan fazla artış sağlandığı iddia ediliyor.

Evet, başta dediğim gibi, tüm bunlar başlangıçta yani yatırım aşamasında yük getirecek kalemler gibi görünse de, uzun vadede kendini amorti edeceğini de unutmamak gerekiyor…

Boşa yanan halı saha lambalarını, bom boş çalışan yürüyen merdivenleri her gördüğümde içim parçalanıyor…

Biz bu kadar zengin bir ülke miyiz diye sormadan edemiyorum…

Evet, son yıllarda gelişmekte olan ülkeler arasında önemli bir yerdeyiz..

Ama, biz enerjimizin büyük bir kısmını ithalat yoluyla sağlıyoruz.

Cari açığımızın neredeyse yarıdan fazlasını enerji kalemi alıyor…

Okullarda aydınlatma anahtarlarının üzerinde ‘Gereksiz ise söndür’ diye büyüyen bir nesil, enerjisine sahip çıkmalı… Bugüne değil, yarını yani bizim çocuklarımızı düşünmeli…

Okurlarımızı ellerine vicdanına koyup fazla uzağa gitmeden evlerine en yakın halı sahaya, balkonlarından akşam vakti bir bakmalarını istiyorum… Yolu  pasajlara ya da alt ve üst geçitlere düşenlerin de bu konuda farklı düşüneceğini zannetmiyorum…

Çünkü, tüm bu kalemler yine bakkal Ahmet amcadan, memur Ayşe teyzeden işçi Gökhan’ın ödediği vergilerden çıkıyor..

Yani, senden benden hepimizden…

Umarım, şehrimizde dahil  ülkemizin bir çok noktasında ‘Akıllı şehir’ planlamaları yapılırken, bugün değil de gelecekteki yansımaları düşünülür…

Umarım, teknolojiyi en iyi şekilde kullanarak, enerji verimliliği başta olmak üzere şehirlerin prestijinde önemli bir noktada yer alan ‘Akıllı şehir’ konusunda, dünyada çok iyi konumda olan bir Amsterdam, Barcelona, Hong Kong, Toronto, Kopenhag  gibi örnekler göz önüne alınır.

 




ETİKET :  

Tümü