Akdeniz'in zenginliği çok şeyleri değiştirecek!

12:40:13 | 2019-08-08
Oğuz Güler
Oğuz Güler      oguzguler3838@hotmail.com

Akdeniz'de Libya'nın ekonomik münhasır alanını dahil edersek Doğu Akdeniz’deki petrol ve gaz rezervleri Orta doğu, İran ve Rusya'daki rezervlerin toplamından çok daha büyük. Bu serveti çıkaran ülkeler çok ciddi gelirleri olacak ve gelişmeleri hızlanacaktır. Akdeniz’de ciddi kıyısı olan devlet olarak Türkiye'nin de Doğu Akdeniz’de çok geniş bir “Ekonomik Münhasır Alanı” var. İlaveten KKTC'nin TPAO’ya arama ruhsatı verdiği alanlar da var. Yani Türkiye ve Kuzey Kıbrıs en büyük alanı olan ülke. Zaten film de burada kopuyor. Türkiye'nin cari açığının yüzde 80’i petrol ve doğal gazdan kaynaklanıyor. Akdeniz, yaklaşık 2.5 milyon kilometrekarelik bir alanı kapsayan yeni dünyanın en özel denizi. Şimdi asıl mesele bu kadar büyük bir alana yayılan petrol ve doğal gaza kimin hakim olacak. Kritik bölgelere kim hakim olacak. Uluslararası yasalara göre Türkiye, Akdeniz'de en şanslı ülkelerden biri. Türkiye'nin, KKTC alanları dışında 56 bin kilometrekarelik bir alanda ilave hakkı var. İsrail'in 5 bin kilometrekare, Mısır'ın ise 21 bin kilometrekarelik bir alanda arama hakkı var. 

 

Akdeniz’e kıyı devlet olarak Türkiye’nin de Doğu Akdeniz’de çok geniş bir ‘Ekonomik Münhasır Alanı’ olan ülke. İşte Libya'nın iç savaşını körüklemekte bu yüzden. 2009'da Kaddafi ile tam anlaşma yapılacakken onun devrilmesi ve Libya'nın 2'ye bölünme projesi bu zenginlik yüzünden. Hatta Libya'nın ekonomik münhasır alanının 39 bin kilometre kare alanına Yunanistan iç savaş olumsuzlukları yüzünden çökmüş durumda. East-Med boru hattı projesiyle Akdeniz gazının İsrail, GKRY ve Yunanistan'dan İtalya'yadan Avrupa'ya gönderilmesi hedefleniyor. Bölgenin jeolojik yapısının kırılganlığı ve hat uzunluğu göz önünde bulundurulduğunda inşa edilmesi planlanan boru hattının teknik ve ekonomik açıdan fizıbıl olmadığı netleşti. Sadece fizibiletisesi için 200 milyon Avro harcanan bu hattın 37-38 milyar Avroya maliyetli olması Türkiye'yi ön plana çıkartıyor. Bizim üzerimizden Avrupa'ya ulaştırılması ise 7 milyar Avro civarında.

 

İşte kim havlarsa havlasın akıl ve mantık öncelikle İsrail'i ve bu zenginlikleri ucuza satmak isteyenleri bizle iyi olmaya itiyor. Bu arada İsrail bizle kesin anlaşmak istiyor ama Manavgat suyunu kendilerine satmayı şart koşması işin hassa noktasını oluşturuyor. Ayrıca Avrupa Birliğinin Rusya bağımlılığını kırmak için projeyi desteklediği öngörülen güzergahı Türkiye'nin deniz sahalarından geçiyor. Sonuç olarak aktörlerin Türkiye'yi de hesaba katarak hareket etmesi gerekiyor. Bu yüzden hain ABD her konuda bizi kontrolde tutmak için Balyoz, Ergenekon, Nato darbesi, iç karışıklık, Suriye dayatması ile bize müttefiklik değil hainlik derdinde. Petrol ve Gaz kaynakları olan bir Türkiye dünyanın başına dert olacağından Akdeniz zenginliklerini anlayan ABD subaylarımızı ve darbeyi yöneten haindi. Bizim Kıbrıs'a çektiğimiz su ve elektrik hattı Kuzey Kıbrıs'ın terminal olmasını ve Anadolu'ya bağlanmayı kolaylaştıran alt yapının şu an mevcut olması Suriye, Lübnan ve İsrail ile Ürdün için akılcı yolu tarif ediyor. Ama asıl kıyametin kopacağı yer Doğu Akdeniz olacak. Çünkü görüldü ki Doğu Akdeniz havzası dünya petrol ve gaz rezervlerinin en büyük deposu. Nitekim şimdi Mısır ve İsrail çıkartmaya başlamıştır. 


Doğu Akdeniz’de 4-5-6 parseller Türkiye’nin Münhasır Ekonomik sahası içinde ve burada petrol ve doğal gaz bulundu. Türkiye buradan 3 aya varmaz petrol ve doğal gaz çıkaracak. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan da buya yaygara yapıyor. Zaten Antalya ve Mersin açıkları ile Akdeniz'in doğusunda da sondajlar başladı. Bu konuda ultra teknoloji ile donatılmış Fatih ve Barbaros gemileri çalışıyorlar. Hemen yanındaki parsellerde Mısır ve İsrail çıkartıyor. Mısır alıcı idi, şimdi satıcı olacak. Ancak bizim asıl alanımız 19-20-21-22-23-24-25 ve 26’ncı parsel ile 2-3-8-9-12 numaralı parsellerdir ki, bu ciddi bir alanı kapsamaktadır. Buradan çıkaracağımız petrol ve gaz, Türkiye’yi yıllık 50 milyar dolarlık ödemeden kurtulacağı gibi, fazladan büyük bir ihracat geliri de getirecektir. 

Cari açığı kapamış bir Türkiye’ye kimse kur üzerinden sopa gösteremeyecek. Türkiye bu işe büyük bir ciddiyetle ve her türlü riski göze almak zorunda ve hangi hükumet gelirse gelsin bu bizin derin devletin kıblesidir. Yunanistan Ege’de karasularını 12 mile çıkardığı anda, Türkiye’nin hiçbir gemisinin Akdeniz’e ulaşması mümkün değil. Donanma Marmara’da mahsur kalır, Çanakkale Boğazı’ndan çıkamaz. FETÖ’nün Amerika uşağı ve vatan haini hakim ve savcı kılıklı teröristleri Ergenekon ve Balyoz davalarında baştan itibaren neden en çok vatansever Deniz subaylarını saf dışı bıraktı? Sebep buydu. Çünkü vatan hainlerine Türk Deniz Kuvvetlerini çökertmeleri emri verilmişti. Ama sonuca gidemeden kendileri devrilip gittiler. Yunanistan kendi ana karasından başlayarak 12 mil adım adım deneyecek ve Türkiye'nin tepkilerini ölçecek. İlk ilan ettiğinde tepki göstermezsek, Yunanistan'ın tepesine çökmeseydik kaybederdik. Bu mücadele topyekun bir mücadele olacak. Tam bir milli birlik ve beraberliğe ihtiyacımız var. Zira tüm olan bitenin yani maçın finali geldi. Devlet tek vücut olmaz zamanındadır.

 




ETİKET :  

Tümü